Mislina Pestili Seviyor

Kimse Bu Kadar Keyifli Pestil Yiyemez

Ben Buldum Pınar Beyaz...

Hem Ağlarım Hem Oynarım

17 Nisan 2008 Perşembe


Kalbini yanımda taşiyorum
Seni kalbimde taşıyorum
Ve hiç şüpem yok ki
Nereye gidersem gideyim sende benimle geliyorsun
Bir başima yaptığım her şeyi
Aslında sende benimle yapıyorsun
Kaderden korkmuyorum
Çünkü sen benim kaderimsin tatlım
Dünyayı istemem çünkü güzelim benim dünyam sensin
Gerçeğimsin
İşte kimsenin bilmediği derin sırım
İşte köklerin kökü
Göklerin göğü
Ve hayat denilen gökler ve kökler
Ruhun olabileceğinden daha çok büyüye bilen
Aklın saklayabileceğinden
Bu yıldızları birbirinden ayrı tutan mucize
Kalbini yanımda taşıyorum
Seni kalbimde taşıyorum

2 Aralık 2007 Pazar

Canımm seni çok özledimmmm.!!!


Canımm seni çok özledimmmm.!!!

20 Kasım 2007 Salı

MİSLİNAMMMM ÇOK TATLISINNNN


Ben çok şanslıyım
Çok muhteşem bir bebeğim oldu.Çok farklı çok güzel çok tatlı...Hem bebeklerin sevimliliği var hem de anlayışlı büyük bir insan gibi misafirlerimle oturuyor sohbetlerimizi dinliyor izliyor onaylıyor bizi... Babası derdi "bana mı öyle geliyor yoksa çok mu tatlı bir bebek bizim kızımız" Sanırım bize öyle gelmiyor.Gerçekten çok sevimli bir çocuk yolda çıktığımızda herkes dönüp seviyor kızıma laf atılıyo, okşanıyor gözlerini ayırmadan onu izliyorlar. Kızımda boş durmuyor kendini sevdirmek için ellinden geleni yapıyor. Önce gözünü birine dikiyor,gülümsüyor,sesleniyor...ilgi çekiyor .Kendini sevdiriyor.
sevilmeyi seviyor... beni sev diyor gözleri.....
Çok şanslıyım öyle ki buna bakıp bir sürü bebeğim olsun istiyorum..

20 Ekim 2007 Cumartesi

BAK MİSLİNA


Bak Mislina bu yağmur, sen ilk kez görüyorsun. Ama ağzını açıp yalamayacaksın.
Bak Mislina bu dağ iç anadolunun en yüksek dağıdır.
Bak Mislina dağın üstünde gördüğün kar, muhtemelen kışın çok zevk alacaksın.
Bak Mislina bu nar annenin en sevdiği meyvelerinden biri sende seversen senin içinde seve seve temizlerim.
Bak Mislina bu portakal suyu altıncı ayını doldurunca bundan baban senin için sıkıp içirecek.
Bak Mislina bu apartmanlar yeni yapıldı. Geçen sene seni beklerken bu apartmanlar yoktu .
Bak Mislina bu cadde babaanenin evine gidiyor.Sen buradan ilk defa geçiyorsun.
Bak Mislina bu babanın işyeri...
Bak Mislina...Bak Mislina...Cümlelerim bu sıralar bu iki kelime ile başlıyor her bak Mislina deyip ayrıntılarla anlatmaya başladığımda yeni bir şey anlatacağımı hissediyor kocaman gözlerini açıp heyecanla bakıyor.
Peki ben nasıl bu kadar sabırla herşeyi anlayacağını umarak anlatan biri oldum. Ne zaman bu kadar değiştim.Her şeyi ilk kez ben görseydim ben ne hissederdim.
Mislina'nın gözleri ile ilk kez her şeyi görüyor gibi bakıyorum.
Mislina sen bana yeni bir bakış acısı getirdin. Ben sana bir şeyler öğretmeye çalışırken anlıyorum ki sen bana daha çok şey öğretiyorsun. Teşekkür ederim kızım bütün öğrettiklerin için.

14 Ekim 2007 Pazar

İLK BAYRAMIMIZ

Türkler de ilk bayramlar önemlidir. Yeni evlenenlerin, doğanların, ölenlerin ilk bayramları önemlidir. Bu sene ramazan bayramı bizi bırakıp gidenler ve yeni doğanlarla ailemiz için hiç unutulmayacak bir bayram oldu. Kızım Mislina ve yeğenim Onur’la sevinç. Teyzem Elmas ve eniştem Ahmet ölümü ile hüznü yaşadık.
Mislina ve Onur’la nice mutlu bayramlar yaşamayı dilerken. Çok sevdiğim gidişlerine halen inanamadığım teyzem ve eniştemin nur içinde yatmalarını diliyorum.
Ölüm ve doğum hayat denilen maceramızın ki önemli olayı, mutluluk ve acı kardeş duygular.
Biz çocukken babamla kahvaltıdan sonra mezarlığa giderdik. Orda olmaktan asla rahatsızlık duymazdık normal bir şeydi Çok mutlu olurduk orda olmaktan mezar taşlarını okur en ilginç olanı bulmaya çalışırdık Dönüşte eve gidene kadar bütün tanıdıklarla bayramlaşırdık. Mezarlık çocukken eğlenceli gelirdi. Yıllar sonunda kendi çocuğum kucağım da eniştemin mezarına giderken daha çok içimde acı vardı. Dönüşte eniştemizin on yaşındaki oğlu Anıl’la el ele tutuşarak mezarlıkla çıkarken ikimizde amacı birbirimizden güç alıp acımızı hafifletmekti. İçimize akıttığımız gözyaşlarımız bir anda yanaklarımızdan süzüldü. İçimizde ki acı gözlerimizden aktı.
Birde çocukken her bayram gördüğüm rüyam vardı. Bayramda ellerime kına yakılmasını isterdim. Kınalı ellerle uykuya daldığımda gördüğüm rüya sabah ellerimi açtığımda kınanın tutmadığı olurdu. Bu korku ile uyanıp ellerime baktığımda ellerim çok sıkmaktan uyuşmuş olurdu.

17 Ağustos 2007 Cuma

Ahmet TİRYAKİ ANISINA....

SEVGİLİ KIZIM BU GÜN HAYATIMIN EN ZOR YAZILARINDAN BİRİSİNİ YAZACAĞIM BAŞARABİLİRSEM.

Sana birisini anlatacağım aslında o kişiyi sende tanıyorsun ama çok küçükken tanıştın ve o dün aramızdan ayrıldı ileride bu mükemmel insanı hatırlamanı tanımanı istiyorum.
İşte Ahmet Amcan onu tanıyan insanların lakabı ile ağbi, baba, ağababa, ahmet abi, tiryaki.....
yukarıaki resimde sen daha küçücüktün. o günü ailemizin en duygusal ve güzel günlerinden birisini yaşıyorduk Yılmaz deden yaşlı gözlerle ismini koymuştu. Ahmet amcanda seni böyle sevmişti.. Zaten o herkesi severdi......
Çok değil kısa zaman önce Tamokur'ların bağında beraberdik hepimiz sende vardın Mustafa amcan köfte yaparken Tiryaki çok sevdiği ama uff acı olmuş diyerek az yediği köftenin yapılmasını seyrediyor.


Gelelim biraz daha geçmişe Ahmet Tiryaki ( abim) hakkında söylenecek o kadar çok şey var ki ne buralara ne internete sığar onun hakkındaki yazılar düşünceler. Onu tanıyıpta bana bir iyiliği dokunmadı diyen insan yoktur dünyada az yada çok ne kadar tanırsa tanısın herkesin yardımına koşan bu dünyanın dışında bir insandı abim. Onu tanıdığım 20 yıl içerisinde tek bir kelime kötü söz tek bir kırgınlık yaşamadık kendisi ile hiçkimse de yaşamamıştır. Ne zaman ihtiyacımız olsa hep yanımızdaydı benim ve herkesin. Ama hiç kendi derdini anlatmazdı hep içinde saklardı kimselerle paylaşmazdı dertlerini sonunda 51 yaşında içine ata ata bitirdi kendini ve aniden aramızdan ayrıldı. aramızdan ayrılık hikayesini anlatmadan once onun bizim hayatımızda önemini biraz olsun anlatmak isttiyorum.



İşte bizim için en önemli günlerden bir tanesi abim annen ile benim yüzüklerimizi takıyor. bundan 2 yıl önce güzel üslubu konuşması ile kendisinden rica ettiğimiz yüzük ve nişan günümüzü bu neşesi ile tamamlamıştı, ve ardından bu güzel pozlarla o güzel anıları saklamıştık.



işte o muhteşem insanın aramızdan aniden ayrılmasının hikayesi.

15 ağustos 2007 ismail dayın akşamüzeri işyerimdeydi tiryakilere maç seyretmeye gideceğini söyledi. işlerimizi hallettikten sonra son anda bende onlara gitmeye karar verdim. annen ile sen yoktunuz bende babaannenlerde yalnız kalacaktım o gün içimden Serpil teyzenle Ahmet amcanı da görmek arzusu geçti. Beraber onlara gittik. Maç Dsmarttaymış bu arada abim futbolu çok severdi hele hele tanıdığım en koyu fenerbahçe taraftarıydı, evinde digiturk vardı ama maç başka kanalda olunca maçı seyrettikten sonra eve geleceğini öğrendik. bizde Serpil teyzenle balkonda oturup yemek yedik. Yuşa dayında oradaydı maç bitene kadar sohbet ettik çay içtik şakalaştık konuştuk. Maç bitiminde Abim geldi gelir gelmez yanımıza geldi çok neşeliydi hoş onun neşesiz halini gören çok azdır. görür görmez traş olduğunu farkettim sakalları kesmişti abi sıhhatler olsun dedim yanımızda oturdu gülüştük eğlendik. her zamanki gibi neşeli sevecen sıcak kanlı hareketliydi. sonra içeri odaya geçti maç yorumlarını izlemeye başladı bizlerde kalktık. sabah işe geç kalmamak için. yine herzamanki sıcak tavırları ile bizleri yolcu etti. işte o gece onu son görmemizdi hatıralarımızda hep kalacak olan o son veda sarılmalar vedalaşmalar.
Sabah telefonun alarmı çaldığında uyanmış ama kalkmak için alarmın 10 dakika sonra tekrar çalmasını bekliyordum telefon normal çaldı arayan ismail dayındı. telefonu açtığımda bana dayı Ahmet amca ölmüş ben minibüsteyim onlara gidiyorum dediğini hatırlıyorum beynimden vurulmuştum inanmak mümkün değildi bu habere telefona sarıldım aradım Hayriye çıktı telefona bana babam kriz geçirdi hasnaede dedi. evden kendimi nasıl dışarı attım nasıl koştum yoldan nasıl taksi çevirdim hatırlamıyorum. kapıda ambulansı görünce koşa koşa girdim evlerine daha saatler önce oturduğumuz balkonda abim yerde yatıyor gülümsüyordu ama nefes almıyordu yanına çöktüm kaldım sağlık ekipleri başınız saolsun diyerek evden ayrıldılar. dizlerim tutmaz olmuş kabus başlamıştı. İnsanın anlatamadığı o şoku yaşıyorduk hepimiz. abim yüzünde mutlu bir ifade ile gece rahmete kavuşmuştu. yaşadığı onca şeyden sonra herşeyi içine atıp yüzündeki o mutlu ifade ile ruhunu teslim etmişti. biz ayrıldıktan sonra biraz daha tv seyredip yatmak istemiş ablama kolum ağrıyor demiş hatta koluna buz falan sürmüş. Ablam doktora gidelim dese de kabul etmemiş. saat 03 sularında rahatlamak için duşa almış balkona çıkmış. ablam bu arada günün yorgunluğu ile uyumaya başlamış abim o hava almak için çıktığı balkonda aniden kalp krizi geçirerek ruhunu teslim etmişti.

Tiryaki için söylenebilecek o kadar çok şey varki anlatamam.

16 Ağustos günü sabaha karşı aramızdan aniden ayrılan abimi hepimiz çok özlüyoruz çok seviyoruz her zaman kalbimizde yaşayacak... Rahat uyu Ahmet abi gözün arkada kalmasın geride çocuklarına güçlü bir anne ve bizleri bıraktın senin hep güzel hayallerin vardı. Emanetlerin bizler sağ olduğu sürece senin hayallerini gerçekleştirmek için yaşayacak ve çalışacaktır....

12 Ağustos 2007 Pazar

ÖZLEDİM




Sevgili kızım,


Daha gitmenizin içimdeki burukluğunu gideremeden korkunç bir karanlık ve özlem doldu içime,


Sen gelmeden önce evli çocuklu arkadaşlarım anlatırdı nasıl olduğunu merak ederdim derlerdi çocuk sevgisi hiçbirşeye benzemez Allah insana çocuk sevgisini verir içinde hissedersin diye. Doğru ve haklı oldukları bir yana kelimelerde zor anlatılabilecek bu duyguları hiç ifade edememişler aslında, Bu ne kardeş sevgisi ne anne baba sevgisi nede aşkın tariflerinde bulunan bir sevgi. Bu bambaşka bir duygunun bambaşka bir kimyanın etkisinde kalınan tarif edilmesi mümkün olmayan bir duygu. ,Hayatımız boyunca birsürü insanla tanışıp gerek aileden gerek dış dünyadan onlarca insanı görüyoruz, ama sana olan hisler senin dışında hiçbir varlığa hissedilmeyenler. Geçenlerde yine annen ile seni düşünürken aklıma şu cümleler geldi, sen başka hiçbirşeyde olmayan özelliklere sahipsin insanlar birçok şey yaparlar resim yaparlar boya ile fırça ile, araba yaparlar metal ile kablo ile insanların yaptıkları herşey doğadan bize bahşedilen malzemelerin değişimi ile oluyor. Sen sen işte safsın katıksız sın senin hamurun annen ve benim; yani bizim bir parçamızsın sen. Sende ne ağaç var ne demir nede kumaş, doğduğundaki saf halin bizlerin bir parçası olman seni mucize yapıyor. Bunun için sana Mislina dedik. Sen mucizelerin en güzelisin. Seni çok seviyor çok özlüyorum....

31 Temmuz 2007 Salı

UÇTU UÇTU MİSLİNA UÇTU

Bugün Mislina ilk uçakla yolculuk yaptı. Yerimize oturduğumuzla kalkmamız bir oldu çünkü minik Mislina’m kendinden tahmin edilmeyecek şekilde ağlamaya başladı.Bütün yolcular bütün yolcuların bakışı bir anda bizim üzerimize kaydı.Yanımızda ki bey arka koltuğa geçti “siz rahat edin” dedi. Hostesimiz “ben kucağıma alayım siz mamasını hazırlayın” dedi. Ben hemen mamayı çalkalayıp dudaklarınla buluşturunca bütün yolcular bir oh çekti. Beş dakika sonra sanki o ağlayan sen değilmişsin gibi yandaki koltukta oturan turistlere en tatlı sesinle seslenmeye ilgilerini çekmeyi başladı. Onlarda seni hayranlıkla seyretmeye başladılar.Sonra kısa bir uyku daha sonra tekrar mama….
Vee uçağın tekerleği yere dokunduğu anda herkes hareketlendi sadece sen ve ben yerimizden kalkmadık etrafımızı izlemeye başladık. Sonra birkaç kişi kalınca hostesten oto koltuğunu istedim hemen bize yardımcı olup getirdiler.Hostlardan biri yanımıza gelip inmemize yardımcı olabileceğini söyledi.” Acele etmeyin otobüs sizi bekler” dedi.Bu yardımı sevinerek karşıladım. Ben çantalarımızı aldım.Ben önde siz arkada uçaktan prensesler gibi indin. Bütün uçak yolcuları seni bekliyorlardı.Otobüse binince hemen küçük prensesi buraya alalım dediler.
Ve sen en tatlı halinle etrafı süzerek maceramıza başladık.

28 Temmuz 2007 Cumartesi

BUGÜN HÜZÜNLÜYÜM

Nereden nasıl başlarım bilemiyorum içimdekileri kelimelere dökmek en iyisi. bu gün hüzünlüyüm sevgili kızım bu gün ilk defa ayrılığı yaşıyoruz güzel bir ayrılık tatil herkesi heyecanlandırır herkesi sevindirir ama tatile giden sen burada kalan ben olunca hele hele ilk defa senden uzaklaşmanın verdiği hüzün hiç beklemediğim anda içimde belirdi. bu sabaha kadar ayrılacağımız tatil hazırlıkları devam ederken annenden ve senden uzak kalacağım gerçeği sanki hayaldi. sizleri daha 1 saat bile olmadan bu kadar özleyeceğim hiç aklıma gelmemişti. en kötüsü de hani filmlerdeki gibi doya doya yaşayamadığımız veda sahneleri. seni ve anneni şimdiden çok özledim canım yavrum. Allaha emanet olun.... (şimdi kendi yazımı yazdıktan sonra okudum yazılarınızı. tutamadım gözyaşlarımı.. yolunuz açık olsun kısa zamanda kavuşalım inşallah..)

27 Temmuz 2007 Cuma

BABA ALLAH'A EMANET OL

Mislina'nın harika babası sen bu satırları okurken biz çok çok uzaklarda olacagız. .
Evet gitiyoruz.
Badiler, tulumlar, hırkalar,yelekler, ağız silme bezleri, şapkalar, mama şişeleri aman ilaçlar unutmayalım... derken sevgili mislinam'ın eşyalarından bavulda bana yer kalmadı. Küçük bir bebeğin bu kadar eşyası olurmu ? havalarındaki görevliler inanmazlar ki.. Hayatımda ilk defa bu kadar az eşya ile bu kadar uzun bir tatile senin için çıkıyorum.
Evet ilk kez kızımla maceralı bir tatile çıkıyoruz. Benim kadar gezmeyi şimdiden çok seven kızım.Arabaya oturduktan sonra sesi asla çıkmayan bizi unutup yolu takip eden zeki, uslu kızım..Şahane uzun uzun bir tatil yapacağız Ege'nin ışıl ışıl sularına Mislina'nın pamuk ayakları değecek. ilk kez Bogaz Köprüsünden geçecek ilk kez annesinin evini görecek ilk kez Beşiktaş'ın muhteşem havasını koklayacak, balık pazarından geçecek. Beyog'lunda tur atarken o kadar kalabalıktan korkacak yada tatlı kahkahalarını atacak gece deniz kokusunu çekecek içine....Sonra Egenin en güzel şehrine akacagız.. Deniz olmayan bir şehirden denizli şehirlerde kızım tatil yapacak...
ilk kez dayılarını teyzesini görecek............
Hep en güzel şeyleri senin için ilk kez gibi yapacagız...Hepsinden tat alacak keyiflenecegiz...Taki o aklımıza gelene kadar sonra içimiz hüzünlenecek gözlerimiz dolacak yanımızda olsadı diyecegiz. Bizi özledimiştir şimdi diyip daha çok hüzünlenecegiz..
Babandan ilk kez bu kadar uzun ayrılacaksın.. Hadi söyle baba Allah'a emanet ol diye.. Ben söyleyeyim senin yerine ayrılırken Allaha emanet edip gidelim bugun...

19 Temmuz 2007 Perşembe

BEN ANNE MİYİM?


İki ayımızı doldurduk.
17/07/2007 veeee Mislina'm 2.ayını doldurdu. Bende 2 aylık bir anne oldum.Oldum mu? Halen anne olduğumu hissetmiyorum ya..
Bana verilen armağanım sen. Sana bakınca içim sevinçle doluyor. Bunları yazarken bile gözlerim doluyor.Sana birşey olacak diye aklım çıkıyor.Bu duygular annelikse anneyim o zaman ben. Senin gibi mükemmel bir bebeğin hemde annesiyim.
Annelik biraz hastalıklı bir duygu.İnsan panikliyor.Sürekli bebeğini korumak iç güdüsü oluyor. Öperken kucagındaken bile doyamıyor özlüyorsun Herhalin bana güzel özel geliyor.Bencil oluyorum her şeyin en iyisi senin olsun istiyorum.
Dünyada ki ilk gecen de uyutmaya bile korktum seni acaba nefesini doğru alabilecekmisin diye. Bütün ağrılarıma yorgunluğuma rağmen o andan itibaren önceliğimin sen oldun. Ağladığın da panikledik, telaşlandık, korktuk..
iki ay geçmesine rağmen su an bile sen yatağında uyurken sürekli yanına gelip kontrol etme ihtiyacı duyuyorum. bunları annelikten yapıyorsam tamam bu annelik değilse ben o zaman kendimi sende kaybetim.
sırt üstü yatırsam acaba kusarda nefes alamazmı diye korkuyorum yüzüstü yatırdığımda ya başını çeviremezsin de nefes alamazsın diye korkuyorum.
Sanırım annelik senin gibi kıymetli bir varlığa duyulan büyük bir sevgiyi büyük bir endişe ile birlikte benliğinde taşımak zorunda kalmak.

12 Temmuz 2007 Perşembe

KUCAĞIMDA BİR MELEK VAR


Sabahın ilk saatleri seni kucaklıyorum .Yine mutlu uyanmışsın tatlı tatlı gülüyorsun.Yumuk yumuk gözlerini açmaya calışıyorsun.Yanakların pembeleşmiş yüzünü yastığına sürmekten.Eğilip 'günaydın tatlım' diye kulagına fısıldıyorum karşılık olarak bana kıkırdıyorsun. kokladıgım hiç bir kokuya benzemeyen hiç bir koku ile mukayese edilmeyen muhteşem kokunu içime çekiyorum.Ruhum aydınlanıyor. Öpüyorum gülümsüyorsun Akıl almaz güzeliktesin.Her an gördügü bir şeye insan inanmayarak bakarmı ben seni görünce ilk kez görüyor gibi bakıyorum ve hep heycanlanıyorum.İmkansız bir şeye bakıyorum bir mucizeye bakıyorum.Bu mucizenin yaratılmasında seçilmiş kişi olmaktan kendimle sayende gurur duyuyorum.....SENİ ÇOK SEVİYORUM...

9 Temmuz 2007 Pazartesi


BEBEGİMİZİN SİHİRLİ HARFLERİ

agu, ee ee ee
işte bunlar benim kızımla iletişiminizi saglayan sihirli harflerimiz çok mu az yanılıyorsunuz o kadar önemli ki kimsenin bilmediği aramızdaki baglardan biri
o güzel gözlerinin içine bakarak agu dedigim an kendinden geçiyor mutluluktan ve dakikalarca agu oyunumuz başlıyor.Fakat agularımızın hepsi birbirinden farklı bazısı uzun aguuuuuu diye bazısı fısıltı halinde bazısı gırtlaktan bastırarak ama hepsi aynı sonucu veriyor o benden duydugu için mutluluktan bayılıyor gülerek kendisi başlıyor.Bende onun minik dudaklarının sevinçle kıvrılmasını gözlerinin ışıl ışıl olmasını arada mutluluk kahkahaları atmasını izlemekten mutluu oluyorum...
eee eee bunun ne anlamı var sizce sizin için evet anlamsız ama bizim için uyku geldi uyuman lazım bebegim demek eger oda bunun haklı bir istek oldugunu biliyor yani uykusu gelmiş ise karşılık veriyor bana eeee diye..........

2 Temmuz 2007 Pazartesi

Yorumsuz...



Bu resim hakkında ne söylenebilir ki ... Anlatıyor herşeyi...

27 Haziran 2007 Çarşamba

Yeni Randevu





Merhabalar bebeğim,

Aradan yaklaşık 1 ay geçti işte yeni resimlerin bunlar. Bu arada ne mi oldu, neler olmadı ki :) annen ile beraber artık senin varlığını herkese anlattık, sonra fotoğraflarını gösterdik ailelerimiz çok heyecanlandı, bizim heyecanımıza ortak oldular, ve tekrar geldik fotoğrafçıya pardon doktora, hamilelik süresince her doktor demen bizim için senin yeni resimlerin demek bu bakımdan resim çektirmeye gider gibi annen ile beraber süslenip hazırlanıp aile fotoğrafı çektirmeye gidiyorduk. İşte bu resimlerinde dahada gelişmiş büyümüş olarak gördük seni çok güzel pozlar verdin. teşekkür ederiz..

25 Haziran 2007 Pazartesi

Fasulye


İşte ilk karşılaşmamızdan başka bir kare. :) kızma ama sana fasulye demiştik bu resmi gördüğümüzde. Artık doktordan gerekli tavsiyeleri aldık annen için yoğun bir beslenme dinlenme ve heyecan günleri başlıyor. Sonraki yazımda sıradaki randevumuzun resimlerini göstereceğim sana. Bu arada annen demir ilaçlarına başladı senin için bisürü ilaç alacak daha sonra kemiklerinin iyi gelişmesi ve beslenmen için. ayrıca hiç sevmez ama kan verdi ve birsürü test yaptırdı. Tabi senin sağlıklı olman için çok acı çekti ve katlandı.

23 Haziran 2007 Cumartesi

KASIM 2006 ilk karşılaşma


16 Kasım 2006 işte seninle ilk karşılaşmamız. O gün doktora gittiğimizde annenin de benim de içimizdeki o tuhaf duyguyu anlatmak mümkün değil tabiki. Annen ile beraber sürekli resmine bakıp daha ilk görüşte hayran kalmıştık sana. kendi kendimize bu bir mucize diyor birbirimize anlatmasakta hayaller içerisinde yüzüyorduk...

22 Haziran 2007 Cuma

Henüz ismin yoktu ama sen vardın..


Merhaba Güzel Kızım...
Bu sayfayı annen ile beraber senin için düzenliyoruz bu sayfada resimlerimizi duygularımızı küçük ailemize ait şeyleri bulacaksın..

Mislina Tatilde

Plajda Limon Keytfi

Gel Gel...

Kirlenmek Güzeldir - 1

Kirlenmek Güzeldir-2

Çok Oynadım Gidiyorum..

oku oku

Kahkaha Krizi

BİBERON BÖYLE TUTULUR

MİSLİNA'NIN SES PROVASI

Türkiye Starını Seçti