Mislina Pestili Seviyor

Kimse Bu Kadar Keyifli Pestil Yiyemez

Ben Buldum Pınar Beyaz...

Hem Ağlarım Hem Oynarım

20 Ekim 2007 Cumartesi

BAK MİSLİNA


Bak Mislina bu yağmur, sen ilk kez görüyorsun. Ama ağzını açıp yalamayacaksın.
Bak Mislina bu dağ iç anadolunun en yüksek dağıdır.
Bak Mislina dağın üstünde gördüğün kar, muhtemelen kışın çok zevk alacaksın.
Bak Mislina bu nar annenin en sevdiği meyvelerinden biri sende seversen senin içinde seve seve temizlerim.
Bak Mislina bu portakal suyu altıncı ayını doldurunca bundan baban senin için sıkıp içirecek.
Bak Mislina bu apartmanlar yeni yapıldı. Geçen sene seni beklerken bu apartmanlar yoktu .
Bak Mislina bu cadde babaanenin evine gidiyor.Sen buradan ilk defa geçiyorsun.
Bak Mislina bu babanın işyeri...
Bak Mislina...Bak Mislina...Cümlelerim bu sıralar bu iki kelime ile başlıyor her bak Mislina deyip ayrıntılarla anlatmaya başladığımda yeni bir şey anlatacağımı hissediyor kocaman gözlerini açıp heyecanla bakıyor.
Peki ben nasıl bu kadar sabırla herşeyi anlayacağını umarak anlatan biri oldum. Ne zaman bu kadar değiştim.Her şeyi ilk kez ben görseydim ben ne hissederdim.
Mislina'nın gözleri ile ilk kez her şeyi görüyor gibi bakıyorum.
Mislina sen bana yeni bir bakış acısı getirdin. Ben sana bir şeyler öğretmeye çalışırken anlıyorum ki sen bana daha çok şey öğretiyorsun. Teşekkür ederim kızım bütün öğrettiklerin için.

14 Ekim 2007 Pazar

İLK BAYRAMIMIZ

Türkler de ilk bayramlar önemlidir. Yeni evlenenlerin, doğanların, ölenlerin ilk bayramları önemlidir. Bu sene ramazan bayramı bizi bırakıp gidenler ve yeni doğanlarla ailemiz için hiç unutulmayacak bir bayram oldu. Kızım Mislina ve yeğenim Onur’la sevinç. Teyzem Elmas ve eniştem Ahmet ölümü ile hüznü yaşadık.
Mislina ve Onur’la nice mutlu bayramlar yaşamayı dilerken. Çok sevdiğim gidişlerine halen inanamadığım teyzem ve eniştemin nur içinde yatmalarını diliyorum.
Ölüm ve doğum hayat denilen maceramızın ki önemli olayı, mutluluk ve acı kardeş duygular.
Biz çocukken babamla kahvaltıdan sonra mezarlığa giderdik. Orda olmaktan asla rahatsızlık duymazdık normal bir şeydi Çok mutlu olurduk orda olmaktan mezar taşlarını okur en ilginç olanı bulmaya çalışırdık Dönüşte eve gidene kadar bütün tanıdıklarla bayramlaşırdık. Mezarlık çocukken eğlenceli gelirdi. Yıllar sonunda kendi çocuğum kucağım da eniştemin mezarına giderken daha çok içimde acı vardı. Dönüşte eniştemizin on yaşındaki oğlu Anıl’la el ele tutuşarak mezarlıkla çıkarken ikimizde amacı birbirimizden güç alıp acımızı hafifletmekti. İçimize akıttığımız gözyaşlarımız bir anda yanaklarımızdan süzüldü. İçimizde ki acı gözlerimizden aktı.
Birde çocukken her bayram gördüğüm rüyam vardı. Bayramda ellerime kına yakılmasını isterdim. Kınalı ellerle uykuya daldığımda gördüğüm rüya sabah ellerimi açtığımda kınanın tutmadığı olurdu. Bu korku ile uyanıp ellerime baktığımda ellerim çok sıkmaktan uyuşmuş olurdu.

17 Ağustos 2007 Cuma

Ahmet TİRYAKİ ANISINA....

SEVGİLİ KIZIM BU GÜN HAYATIMIN EN ZOR YAZILARINDAN BİRİSİNİ YAZACAĞIM BAŞARABİLİRSEM.

Sana birisini anlatacağım aslında o kişiyi sende tanıyorsun ama çok küçükken tanıştın ve o dün aramızdan ayrıldı ileride bu mükemmel insanı hatırlamanı tanımanı istiyorum.
İşte Ahmet Amcan onu tanıyan insanların lakabı ile ağbi, baba, ağababa, ahmet abi, tiryaki.....
yukarıaki resimde sen daha küçücüktün. o günü ailemizin en duygusal ve güzel günlerinden birisini yaşıyorduk Yılmaz deden yaşlı gözlerle ismini koymuştu. Ahmet amcanda seni böyle sevmişti.. Zaten o herkesi severdi......
Çok değil kısa zaman önce Tamokur'ların bağında beraberdik hepimiz sende vardın Mustafa amcan köfte yaparken Tiryaki çok sevdiği ama uff acı olmuş diyerek az yediği köftenin yapılmasını seyrediyor.


Gelelim biraz daha geçmişe Ahmet Tiryaki ( abim) hakkında söylenecek o kadar çok şey var ki ne buralara ne internete sığar onun hakkındaki yazılar düşünceler. Onu tanıyıpta bana bir iyiliği dokunmadı diyen insan yoktur dünyada az yada çok ne kadar tanırsa tanısın herkesin yardımına koşan bu dünyanın dışında bir insandı abim. Onu tanıdığım 20 yıl içerisinde tek bir kelime kötü söz tek bir kırgınlık yaşamadık kendisi ile hiçkimse de yaşamamıştır. Ne zaman ihtiyacımız olsa hep yanımızdaydı benim ve herkesin. Ama hiç kendi derdini anlatmazdı hep içinde saklardı kimselerle paylaşmazdı dertlerini sonunda 51 yaşında içine ata ata bitirdi kendini ve aniden aramızdan ayrıldı. aramızdan ayrılık hikayesini anlatmadan once onun bizim hayatımızda önemini biraz olsun anlatmak isttiyorum.



İşte bizim için en önemli günlerden bir tanesi abim annen ile benim yüzüklerimizi takıyor. bundan 2 yıl önce güzel üslubu konuşması ile kendisinden rica ettiğimiz yüzük ve nişan günümüzü bu neşesi ile tamamlamıştı, ve ardından bu güzel pozlarla o güzel anıları saklamıştık.



işte o muhteşem insanın aramızdan aniden ayrılmasının hikayesi.

15 ağustos 2007 ismail dayın akşamüzeri işyerimdeydi tiryakilere maç seyretmeye gideceğini söyledi. işlerimizi hallettikten sonra son anda bende onlara gitmeye karar verdim. annen ile sen yoktunuz bende babaannenlerde yalnız kalacaktım o gün içimden Serpil teyzenle Ahmet amcanı da görmek arzusu geçti. Beraber onlara gittik. Maç Dsmarttaymış bu arada abim futbolu çok severdi hele hele tanıdığım en koyu fenerbahçe taraftarıydı, evinde digiturk vardı ama maç başka kanalda olunca maçı seyrettikten sonra eve geleceğini öğrendik. bizde Serpil teyzenle balkonda oturup yemek yedik. Yuşa dayında oradaydı maç bitene kadar sohbet ettik çay içtik şakalaştık konuştuk. Maç bitiminde Abim geldi gelir gelmez yanımıza geldi çok neşeliydi hoş onun neşesiz halini gören çok azdır. görür görmez traş olduğunu farkettim sakalları kesmişti abi sıhhatler olsun dedim yanımızda oturdu gülüştük eğlendik. her zamanki gibi neşeli sevecen sıcak kanlı hareketliydi. sonra içeri odaya geçti maç yorumlarını izlemeye başladı bizlerde kalktık. sabah işe geç kalmamak için. yine herzamanki sıcak tavırları ile bizleri yolcu etti. işte o gece onu son görmemizdi hatıralarımızda hep kalacak olan o son veda sarılmalar vedalaşmalar.
Sabah telefonun alarmı çaldığında uyanmış ama kalkmak için alarmın 10 dakika sonra tekrar çalmasını bekliyordum telefon normal çaldı arayan ismail dayındı. telefonu açtığımda bana dayı Ahmet amca ölmüş ben minibüsteyim onlara gidiyorum dediğini hatırlıyorum beynimden vurulmuştum inanmak mümkün değildi bu habere telefona sarıldım aradım Hayriye çıktı telefona bana babam kriz geçirdi hasnaede dedi. evden kendimi nasıl dışarı attım nasıl koştum yoldan nasıl taksi çevirdim hatırlamıyorum. kapıda ambulansı görünce koşa koşa girdim evlerine daha saatler önce oturduğumuz balkonda abim yerde yatıyor gülümsüyordu ama nefes almıyordu yanına çöktüm kaldım sağlık ekipleri başınız saolsun diyerek evden ayrıldılar. dizlerim tutmaz olmuş kabus başlamıştı. İnsanın anlatamadığı o şoku yaşıyorduk hepimiz. abim yüzünde mutlu bir ifade ile gece rahmete kavuşmuştu. yaşadığı onca şeyden sonra herşeyi içine atıp yüzündeki o mutlu ifade ile ruhunu teslim etmişti. biz ayrıldıktan sonra biraz daha tv seyredip yatmak istemiş ablama kolum ağrıyor demiş hatta koluna buz falan sürmüş. Ablam doktora gidelim dese de kabul etmemiş. saat 03 sularında rahatlamak için duşa almış balkona çıkmış. ablam bu arada günün yorgunluğu ile uyumaya başlamış abim o hava almak için çıktığı balkonda aniden kalp krizi geçirerek ruhunu teslim etmişti.

Tiryaki için söylenebilecek o kadar çok şey varki anlatamam.

16 Ağustos günü sabaha karşı aramızdan aniden ayrılan abimi hepimiz çok özlüyoruz çok seviyoruz her zaman kalbimizde yaşayacak... Rahat uyu Ahmet abi gözün arkada kalmasın geride çocuklarına güçlü bir anne ve bizleri bıraktın senin hep güzel hayallerin vardı. Emanetlerin bizler sağ olduğu sürece senin hayallerini gerçekleştirmek için yaşayacak ve çalışacaktır....

Mislina Tatilde

Plajda Limon Keytfi

Gel Gel...

Kirlenmek Güzeldir - 1

Kirlenmek Güzeldir-2

Çok Oynadım Gidiyorum..

oku oku

Kahkaha Krizi

BİBERON BÖYLE TUTULUR

MİSLİNA'NIN SES PROVASI

Türkiye Starını Seçti