Mislina Pestili Seviyor

Kimse Bu Kadar Keyifli Pestil Yiyemez

Ben Buldum Pınar Beyaz...

Hem Ağlarım Hem Oynarım

17 Ağustos 2007 Cuma

Ahmet TİRYAKİ ANISINA....

SEVGİLİ KIZIM BU GÜN HAYATIMIN EN ZOR YAZILARINDAN BİRİSİNİ YAZACAĞIM BAŞARABİLİRSEM.

Sana birisini anlatacağım aslında o kişiyi sende tanıyorsun ama çok küçükken tanıştın ve o dün aramızdan ayrıldı ileride bu mükemmel insanı hatırlamanı tanımanı istiyorum.
İşte Ahmet Amcan onu tanıyan insanların lakabı ile ağbi, baba, ağababa, ahmet abi, tiryaki.....
yukarıaki resimde sen daha küçücüktün. o günü ailemizin en duygusal ve güzel günlerinden birisini yaşıyorduk Yılmaz deden yaşlı gözlerle ismini koymuştu. Ahmet amcanda seni böyle sevmişti.. Zaten o herkesi severdi......
Çok değil kısa zaman önce Tamokur'ların bağında beraberdik hepimiz sende vardın Mustafa amcan köfte yaparken Tiryaki çok sevdiği ama uff acı olmuş diyerek az yediği köftenin yapılmasını seyrediyor.


Gelelim biraz daha geçmişe Ahmet Tiryaki ( abim) hakkında söylenecek o kadar çok şey var ki ne buralara ne internete sığar onun hakkındaki yazılar düşünceler. Onu tanıyıpta bana bir iyiliği dokunmadı diyen insan yoktur dünyada az yada çok ne kadar tanırsa tanısın herkesin yardımına koşan bu dünyanın dışında bir insandı abim. Onu tanıdığım 20 yıl içerisinde tek bir kelime kötü söz tek bir kırgınlık yaşamadık kendisi ile hiçkimse de yaşamamıştır. Ne zaman ihtiyacımız olsa hep yanımızdaydı benim ve herkesin. Ama hiç kendi derdini anlatmazdı hep içinde saklardı kimselerle paylaşmazdı dertlerini sonunda 51 yaşında içine ata ata bitirdi kendini ve aniden aramızdan ayrıldı. aramızdan ayrılık hikayesini anlatmadan once onun bizim hayatımızda önemini biraz olsun anlatmak isttiyorum.



İşte bizim için en önemli günlerden bir tanesi abim annen ile benim yüzüklerimizi takıyor. bundan 2 yıl önce güzel üslubu konuşması ile kendisinden rica ettiğimiz yüzük ve nişan günümüzü bu neşesi ile tamamlamıştı, ve ardından bu güzel pozlarla o güzel anıları saklamıştık.



işte o muhteşem insanın aramızdan aniden ayrılmasının hikayesi.

15 ağustos 2007 ismail dayın akşamüzeri işyerimdeydi tiryakilere maç seyretmeye gideceğini söyledi. işlerimizi hallettikten sonra son anda bende onlara gitmeye karar verdim. annen ile sen yoktunuz bende babaannenlerde yalnız kalacaktım o gün içimden Serpil teyzenle Ahmet amcanı da görmek arzusu geçti. Beraber onlara gittik. Maç Dsmarttaymış bu arada abim futbolu çok severdi hele hele tanıdığım en koyu fenerbahçe taraftarıydı, evinde digiturk vardı ama maç başka kanalda olunca maçı seyrettikten sonra eve geleceğini öğrendik. bizde Serpil teyzenle balkonda oturup yemek yedik. Yuşa dayında oradaydı maç bitene kadar sohbet ettik çay içtik şakalaştık konuştuk. Maç bitiminde Abim geldi gelir gelmez yanımıza geldi çok neşeliydi hoş onun neşesiz halini gören çok azdır. görür görmez traş olduğunu farkettim sakalları kesmişti abi sıhhatler olsun dedim yanımızda oturdu gülüştük eğlendik. her zamanki gibi neşeli sevecen sıcak kanlı hareketliydi. sonra içeri odaya geçti maç yorumlarını izlemeye başladı bizlerde kalktık. sabah işe geç kalmamak için. yine herzamanki sıcak tavırları ile bizleri yolcu etti. işte o gece onu son görmemizdi hatıralarımızda hep kalacak olan o son veda sarılmalar vedalaşmalar.
Sabah telefonun alarmı çaldığında uyanmış ama kalkmak için alarmın 10 dakika sonra tekrar çalmasını bekliyordum telefon normal çaldı arayan ismail dayındı. telefonu açtığımda bana dayı Ahmet amca ölmüş ben minibüsteyim onlara gidiyorum dediğini hatırlıyorum beynimden vurulmuştum inanmak mümkün değildi bu habere telefona sarıldım aradım Hayriye çıktı telefona bana babam kriz geçirdi hasnaede dedi. evden kendimi nasıl dışarı attım nasıl koştum yoldan nasıl taksi çevirdim hatırlamıyorum. kapıda ambulansı görünce koşa koşa girdim evlerine daha saatler önce oturduğumuz balkonda abim yerde yatıyor gülümsüyordu ama nefes almıyordu yanına çöktüm kaldım sağlık ekipleri başınız saolsun diyerek evden ayrıldılar. dizlerim tutmaz olmuş kabus başlamıştı. İnsanın anlatamadığı o şoku yaşıyorduk hepimiz. abim yüzünde mutlu bir ifade ile gece rahmete kavuşmuştu. yaşadığı onca şeyden sonra herşeyi içine atıp yüzündeki o mutlu ifade ile ruhunu teslim etmişti. biz ayrıldıktan sonra biraz daha tv seyredip yatmak istemiş ablama kolum ağrıyor demiş hatta koluna buz falan sürmüş. Ablam doktora gidelim dese de kabul etmemiş. saat 03 sularında rahatlamak için duşa almış balkona çıkmış. ablam bu arada günün yorgunluğu ile uyumaya başlamış abim o hava almak için çıktığı balkonda aniden kalp krizi geçirerek ruhunu teslim etmişti.

Tiryaki için söylenebilecek o kadar çok şey varki anlatamam.

16 Ağustos günü sabaha karşı aramızdan aniden ayrılan abimi hepimiz çok özlüyoruz çok seviyoruz her zaman kalbimizde yaşayacak... Rahat uyu Ahmet abi gözün arkada kalmasın geride çocuklarına güçlü bir anne ve bizleri bıraktın senin hep güzel hayallerin vardı. Emanetlerin bizler sağ olduğu sürece senin hayallerini gerçekleştirmek için yaşayacak ve çalışacaktır....

12 Ağustos 2007 Pazar

ÖZLEDİM




Sevgili kızım,


Daha gitmenizin içimdeki burukluğunu gideremeden korkunç bir karanlık ve özlem doldu içime,


Sen gelmeden önce evli çocuklu arkadaşlarım anlatırdı nasıl olduğunu merak ederdim derlerdi çocuk sevgisi hiçbirşeye benzemez Allah insana çocuk sevgisini verir içinde hissedersin diye. Doğru ve haklı oldukları bir yana kelimelerde zor anlatılabilecek bu duyguları hiç ifade edememişler aslında, Bu ne kardeş sevgisi ne anne baba sevgisi nede aşkın tariflerinde bulunan bir sevgi. Bu bambaşka bir duygunun bambaşka bir kimyanın etkisinde kalınan tarif edilmesi mümkün olmayan bir duygu. ,Hayatımız boyunca birsürü insanla tanışıp gerek aileden gerek dış dünyadan onlarca insanı görüyoruz, ama sana olan hisler senin dışında hiçbir varlığa hissedilmeyenler. Geçenlerde yine annen ile seni düşünürken aklıma şu cümleler geldi, sen başka hiçbirşeyde olmayan özelliklere sahipsin insanlar birçok şey yaparlar resim yaparlar boya ile fırça ile, araba yaparlar metal ile kablo ile insanların yaptıkları herşey doğadan bize bahşedilen malzemelerin değişimi ile oluyor. Sen sen işte safsın katıksız sın senin hamurun annen ve benim; yani bizim bir parçamızsın sen. Sende ne ağaç var ne demir nede kumaş, doğduğundaki saf halin bizlerin bir parçası olman seni mucize yapıyor. Bunun için sana Mislina dedik. Sen mucizelerin en güzelisin. Seni çok seviyor çok özlüyorum....

31 Temmuz 2007 Salı

UÇTU UÇTU MİSLİNA UÇTU

Bugün Mislina ilk uçakla yolculuk yaptı. Yerimize oturduğumuzla kalkmamız bir oldu çünkü minik Mislina’m kendinden tahmin edilmeyecek şekilde ağlamaya başladı.Bütün yolcular bütün yolcuların bakışı bir anda bizim üzerimize kaydı.Yanımızda ki bey arka koltuğa geçti “siz rahat edin” dedi. Hostesimiz “ben kucağıma alayım siz mamasını hazırlayın” dedi. Ben hemen mamayı çalkalayıp dudaklarınla buluşturunca bütün yolcular bir oh çekti. Beş dakika sonra sanki o ağlayan sen değilmişsin gibi yandaki koltukta oturan turistlere en tatlı sesinle seslenmeye ilgilerini çekmeyi başladı. Onlarda seni hayranlıkla seyretmeye başladılar.Sonra kısa bir uyku daha sonra tekrar mama….
Vee uçağın tekerleği yere dokunduğu anda herkes hareketlendi sadece sen ve ben yerimizden kalkmadık etrafımızı izlemeye başladık. Sonra birkaç kişi kalınca hostesten oto koltuğunu istedim hemen bize yardımcı olup getirdiler.Hostlardan biri yanımıza gelip inmemize yardımcı olabileceğini söyledi.” Acele etmeyin otobüs sizi bekler” dedi.Bu yardımı sevinerek karşıladım. Ben çantalarımızı aldım.Ben önde siz arkada uçaktan prensesler gibi indin. Bütün uçak yolcuları seni bekliyorlardı.Otobüse binince hemen küçük prensesi buraya alalım dediler.
Ve sen en tatlı halinle etrafı süzerek maceramıza başladık.

Mislina Tatilde

Plajda Limon Keytfi

Gel Gel...

Kirlenmek Güzeldir - 1

Kirlenmek Güzeldir-2

Çok Oynadım Gidiyorum..

oku oku

Kahkaha Krizi

BİBERON BÖYLE TUTULUR

MİSLİNA'NIN SES PROVASI

Türkiye Starını Seçti